Marka konumlandırma nedir, nasıl yapılır?

Yapay zeka ile özetle:

Bağlantı kopyalandı

Konumlandırma bir cümle bulmaktan önce bir seçim yapmaktır: kime konuşulacak, kimin yanında durulacak ve neden. Bu seçim yazılmadan logo, site ve reklam her biri başka bir şey söyler.

Konumlandırma slogan değildir

Nielsen Norman Group, markayı bir şirketin neyi temsil ettiğine dair verdiği söz olarak tanımlar. Kimliği ise o sözün denetimli görünüşü sayar: logo, yazı tipi, kılavuz. İki şey ayrıdır. Konumlandırma ilkinin, yani sözün kararıdır. Slogan o kararın bir cümleye sıkıştırılmış hâli olabilir, ama karar yazılmadan yazılan slogan süs olarak kalır.

Aynı kaynak, markanın nihayetinde müşterinin yaşadığı deneyimlerin toplamından oluştuğunu söyler. Bu yüzden konumlandırma yalnızca anlatılan şeyle ilgili değildir. Söylenen şeyin, müşterinin karşılaştığı şeyle örtüşüp örtüşmediğiyle de ilgilidir.

Sırayla beş soru

Konumlandırma beş sorunun yazılı cevabıdır. Sıra önemlidir, çünkü her cevap bir sonrakini daraltır. Soruların hepsine cevap veremeyen marka çoğu zaman beşincisinde, yani vazgeçmekte takılır.

Konumlandırmanın beş sorusu.
SoruNe yanıtlarAtlanırsa ne olur
KimeHangi kişi ya da işletme, hangi durumda bu markaya bakarHerkese konuşulur. Cümle kimseye ait olmaz
Hangi alternatife karşıO kişi bugün bu işi nasıl çözüyor. Rakip marka, kendi kendine yapmak ya da hiçbir şey yapmamakKarşılaştırma yapılmaz. Fark, kimin yanında durduğu bilinmeden iddia edilir
Hangi değerBu marka seçilirse kişinin eline ne geçerÖzellik listesi değer yerine geçer
Neye dayanarakBu değerin doğru olduğuna dair elde ne var. Yapılmış iş, ölçülen sonuç, görünen süreçDeğer bir iddiada kalır. Okur inanmak zorunda bırakılır
Neden vazgeçiliyorBu markanın söylemeyeceği ve yapmayacağı şeyHer isteğe evet denir. Konum bir hafta içinde dağılır

Değer önerisi ne'yi söyler, nasıl'ı değil

Nielsen Norman Group'un değer önerisi üzerine yazısı, iyi tanımlanmış önerinin kişinin ulaşacağı sonucu söylediğini, kötü tanımlanmış olanın ise «daha kolay» ya da «daha güçlü» gibi göreli sıfatlara yaslandığını anlatır. Bu sıfatlar, kişinin işine neden yarayacağını okura bırakır. Yazının kendi örneklerinden biri şudur: «Hızlı karar vermek için araştırmanı hızlandır». Kötü örneklerden biri: «Daha güçlü bir arayüz».

Konumlandırmada da aynı ayrım geçerlidir. «Yaratıcı ve yenilikçi bir ajans» bir sıfat yığınıdır. «Küçük işletmelerin ilk reklam bütçesini yanlış yere harcamasını önleyen bir plan» sonuca bakar. İkincisi daha cesurdur, çünkü yanlış çıkabilir. Doğru konumlandırma çoğu zaman biraz yanlış çıkma riski taşıyan cümledir.

Rakip tablosu neyi göstermeli

  • Alternatif yalnızca marka değildir

    Müşterinin gerçek alternatifi çoğu zaman bir rakip firma değil, tabloda tuttuğu liste, bir tanıdık ya da işi ertelemektir. Tabloya bu seçenekleri de koymak, değer cümlesini sınar: bu markayı seçmek bunlardan hangisinden iyidir.

  • Aynı sütunlar, aynı dürüstlük

    Rakipleri markanın kendi lehine olan sütunlarda tartmak tabloyu işe yaramaz hâle getirir. Önce müşterinin karar verirken baktığı ölçütler yazılır. Marka o ölçütlerde nerede duruyorsa orada görünür.

  • Boş alan, iyi alan demek değildir

    Hiçbir rakibin söylemediği bir şey bazen kimsenin ihtiyaç duymadığı şeydir. Boşluk bulunduktan sonra bu boşluğu isteyen biri olup olmadığı ayrıca sorulur.

Konumlandırma cümlesi

Beş sorunun cevabı tek cümleye sığar. Bu cümle dışarıya basılmaz. Metin yazarının, tasarımcının ve satış konuşmasını yapan kişinin ortak başvuru noktasıdır. Basit bir kalıp işe yarar: «[Kime] için, [alternatife] göre [değer] sunan [kategori]. Çünkü [dayanak].» Kalıp bir iskelettir. Cümlenin sonu bitmiş bir slogan gibi okunmak zorunda değildir.

Kurgusal örnek

Bu örnek bir müşteri kaydı değildir. Kurgusal bir muhasebe bürosunu düşünün. Alternatif olarak büyük büroları ve kendi kendine tutulan tabloyu yazmış. Kitle: tek kişilik işletme sahipleri. Değer: vergi takvimini kendi diliyle anlatmak. Dayanak: toplantı sonrası yazılı özet. Vazgeçilen: şirket grupları ve kurumsal denetim.

Cümle şöyle çıkar: «Tek kişilik işletmeler için, büyük büroların kalabalığından ve tabloyla yalnız kalmaktan farklı olarak, vergi takvimini sade bir dille anlatan küçük bir büro. Çünkü her görüşmeden sonra yazılı özet bırakır.» Bu cümle bir şeyi dışarıda bırakmıştır. Şirket gruplarına hizmet vermek isteyen biri bu cümleyle yola çıkamaz. Konumlandırma bu yüzden işe yarar.

Cümle yazıldıktan sonra

Cümleyi bir yere yazıp kapatmak yetmez. Önce küçük bir sınama yapılır: cümlede geçen kişi bu cümleyi okuyunca kendini tanıyor mu. Sonra markanın görünen ve duyulan taraflarına bakılır. Logo, kimliği tek başına kapatmaz. Görünüş, ton ve davranış aynı cümleyi taşımıyorsa konum bir yerde kopar. Ton tarafının nasıl yazıya döküldüğü ayrı bir yazıda anlatılır. Bu işin tamamı marka tarafında, kararın nasıl alınacağı ise danışmanlık tarafında konuşulur.

  • Kitle bir kişi ya da durum olarak tarif edildi mi, yoksa «herkes» mi yazıldı.
  • Alternatifler arasında marka olmayan seçenekler de var mı.
  • Değer cümlesi, sıfat yerine sonuç söylüyor mu.
  • Dayanak, elde olan bir şeye mi bağlı, yoksa söylenmesi gereken bir şeye mi.
  • Bu markanın söylemeyeceği şey yazılı mı.
  • Cümleyi okuyan kişi, kendisinin dışarıda bırakılıp bırakılmadığını anlayabiliyor mu.