Daha çok sayfa mı açılmalı, yoksa mevcut sayfa mı derinleştirilmeli?
İçerik konuşması genellikle bir eksik listesine döner. Şu konu da yazılsın, bu şehir de eklensin, her soru ayrı sayfa olsun. Liste uzadıkça site dolu görünür. Dolu görünmek, bir kişinin karar vermesine yardım ettiği anlamına gelmez.
Daha çok sayfa ile daha derin bir sayfa arasındaki seçim, hacim tercihi değildir. Okurun o konu hakkında tek bir yerde durup duramayacağına dair bir karardır.
İnce sayfa, komşusunun yolunu keser
Aynı işi üç ayrı sayfada, her birinde iki paragraf ile anlatmak, üç kapı açmak gibi durur. Arama tarafında bu kapılar birbirine benzer. Hangi sayfanın gösterileceği belirsizleşir, iç bağlantılar dağınık kalır, güncelleme gerektiğinde biri unutulur.
Okur tarafında da benzer bir dağınıklık vardır. Bir sayfa sorunun yarısını, diğeri diğer yarısını söylüyorsa kişi ikisini de yarım bırakır. Derinlik, metni uzatmak değil, bir sorunun cevabını tek yerde tamamlamaktır.
Derinliğin işe yaradığı okur
Karar vermek üzere olan kişi örnek, kapsam, süreç ve sınır arar. Bunlar aynı sayfada yan yana durursa karşılaştırması kolaylaşır. Her biri ayrı kısa sayfaya bölününce okur haritayı kendisi kurmak zorunda kalır. Çoğu kişi bu haritayı kurmaz, siteyi kapatır.
Derin sayfa her şeyi içine almak zorunda değildir. O sayfanın işi belli olmalıdır: bu hizmet nedir, kim için değildir, iş nasıl yürür, sonraki adım nedir. Bu dört cevap varsa sayfa uzundur diye değil, tamamdır diye değerlidir.
Yeni sayfa ne zaman açılır
Yeni sayfa, yeni bir soru varsa açılır. Sorunun muhatabı farklıysa, karar ölçütü farklıysa ya da mevcut sayfanın vaadi bu soruyu taşımaya yetmiyorsa ayrı bir yer gerekir. “Şehir adı koyalım” diye açılan sayfa, şehirde gerçekten farklı bir iş yoksa mevcut sayfanın kopyası olur.
Varsayımsal bir örnek: bir atölye hem konut hem de kısa süreli ticari alan yeniliyor olsun. Müşterinin sorduğu şey, bütçe ve takvim açısından ayrılsın. Bu durumda iki sayfa anlamlı olabilir. Aynı yenilemenin üç eş anlamlı başlıkla yazılması ise üç sayfa değil, bir sayfanın üçe bölünmüş halidir.
Bölmek ile parçalamak
Uzun bir sayfa okunmuyorsa çözüm her zaman onu kesmek değildir. Önce başlıkların bir tarama ile anlaşılıp anlaşılmadığına bakılır. Kişi aradığını başlıkta görüyorsa uzunluk engel olmaktan çıkar. Görmüyorsa sayfa zaten dağınıktır; kesmek dağınıklığı çoğaltır.
Parçalamak, her parçanın kendi başına ayakta duramamasıdır. Bölmek ise her parçanın ayrı bir soruya tam cevap vermesidir. İkincisi yapılacaksa, eski adresin yeni adrese düzgün bağlanması ve tekrar eden paragrafların silinmesi de işin parçasıdır. Bağ olmadan açılan sayfa, eskisini yetim bırakır.
Yayından sonra hangisine bakılır
Sayfa sayısı arttıktan sonra bakılacak şey “kaç URL var” değildir. Hangi sayfa okunuyor, hangisi sitede başka bir sayfaya geçiyor, hangisi aynı konudaki kardeşiyle çekişiyor. Çekişen ikiliden biri diğerine katılabilir. Bu bir kayıp değil, okurun önündeki sadeleşmedir.
Ölçü, bir çeyrek boyunca aynı soruyla izlenirse anlamlı olur. Her hafta yeni sayfa açıp ölçüyü değiştirmek, hangi kararın işe yaradığını gizler. Önce bir sayfayı tamamlamak, sonra gerçekten ayrı bir soru doğarsa yenisini açmak, listenin tersi bir sıradır ve genellikle daha az pişmanlık bırakır.