SEO çalışmasının sonucu ne zaman görülür?
“Kaç haftada sonuç alırız?” sorusu haklıdır. Bir işe başlayan kişi, emeğin nereye gideceğini bilmek ister. Sorunun haklı olması, dürüst bir tek cevap olduğu anlamına gelmez. Süre; sitenin bugünkü hali, aranan konunun kalabalığı ve yapılan işin gerçekten yayımlanıp yayımlanmadığı ile değişir.
Bu yazı bir hafta sayısı vermez. Verilen her sabit süre, ya ölçüsüz bir teselli ya da ölçüsüz bir söz olur. Bunun yerine erken sinyal ile iş sonucunun neden ayrı okunması gerektiğini anlatır.
Tek cevap neden kurulamıyor
Yeni yayımlanmış, az sayfalı bir site ile yıllardır aynı konuda birçok sayfası olan bir site aynı yerden başlamaz. Birinde önce sayfanın var edilmesi gerekir. Diğerinde birbirine karışmış sayfaların sadeleştirilmesi gerekebilir. İki işin gözlemlenebilir hale gelme biçimi aynı değildir.
Aranan cümlenin ne kadar çok kişi tarafından, ne kadar yerleşmiş sayfalarla karşılandığı da süreyi değiştirir. Bu bir yarış ilanı değildir. Aynı emeğin her konuda aynı hızda görünür olacağını sanmamak için bir hatırlatmadır. Hatırlatma, “hiçbir şey yapılamaz” demek değildir.
Erken sinyal, iş sonucu değildir
Bir sayfanın Search Console’da görünmeye başlaması, bazı sorgularda iz bırakması ya da sitenin kendi ölçümünde o sayfaya gelen bir ziyaretin belirmesi erken sinyal olabilir. Bunlar çalışmanın boşluğa düşmediğini gösterir. Müşteri, teklif ya da satış olduklarını göstermez.
İş sonucu daha yavaş ve daha az sayıda gelir. Çünkü arama ile karar arasında başka adımlar vardır: sayfanın anlaşılması, güven, fiyat, müsaitlik, yanıt. SEO bu adımları tek başına kısaltmaz. Onları ölçmeden “sonuç geldi” demek, ziyareti satış sanmaktır.
Yapılan iş görünür değilse süre konuşulamaz
Taslakta kalan sayfa, yayımlanıp sonra gizlenen metin, düzeltilmeyen kırık bağlantı, süresi konuşulan iş değildir. Takvim işlemeye başlasın diye kapsam yazılır: hangi sayfalar, hangi sorular, ne değişecek, ne bu turun dışında kalacak. Kapsam yoksa geçen haftalar bir süre değil, bir beklemedir.
Kapsam yazıldıktan sonra da sapma normaldir. Bir sayfa beklenenden farklı bir sorguyla görünür, hedeflenen sorgu ise hiç gelmez. Bu, sürenin “tutmadığı” anlamına gelmez. Gözlemin, baştaki tahmini düzelttiği anlamına gelir. Düzeltme yapılmadan aynı tahmini tekrarlamak, takvimi gerekçe haline getirir.
Beklentiyi nereye bağlamak gerekir
Sağlam bir beklenti şöyle kurulur. Önce bugünkü durum yazılır: bu sorgularda var mıyız, sayfalar cevap veriyor mu, ölçüm ziyareti görüyor mu. Sonra bir gözlem aralığı seçilir ve o aralıkta yalnızca tanımlı iş yapılır. Aralık bitince aynı sorular yeniden sorulur.
Aralık bir garanti değildir. “Bu tarihte şu sıradayız” diye yazılmaz. “Bu tarihte şunları yayımlamış ve şunları görmüş olacağız” diye yazılır. Görmek ile sıralamak ayrı fiillerdir. Birincisi ekibin işidir. İkincisi, ekibin tek başına söz veremeyeceği bir sonuçtur.
Sonuç gecikince bakılacak yer
Beklenen hareket gelmiyorsa ilk refleks kapsamı büyütmek olmamalıdır. Önce yayımlanan sayfanın aranan soruya cevap verip vermediğine, sayfaya ulaşılıp ulaşılamadığına ve gelen kişinin bir sonraki adımı bulup bulmadığına bakılır. Üçünden biri kapalıysa yeni sayfa eklemek o kapalılığı örter.
Üçü de açıksa ve hareket hâlâ yoksa konuşma değişir. Konu, sanılandan daha kalabalık olabilir ya da talep aramada değil başka bir yerde oluşuyor olabilir. Bu da meşru bir bulgudur. SEO’nun her talebi aramaya taşıyacağı varsayımı, süreyi uzatır ve yanlış kapıda bekletir.